Ankara Üniv Vet Fak Derg, 52, 71-76, 2005
Subklinik mastitisli
ineklerde kan ve sütte lipit peroksidasyon ve bazı antioksidanlar üzerine E
vitamininin etkisi
Halil ŞİMŞEK1,
Mesut AKSAKAL2
1 Veteriner Kontrol ve
Araştırma Enstitüsü; 2 Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi,
Fizyoloji Anabilim Dalı, Elazığ.
Özet: Bu araştırmada, subklinik mastitisli ineklerde E vitamininin
lipit peroksidasyon ve bazı antioksidan düzeylerine etkisi araştırıldı. Araştırmada, 40 adet inek
kullanıldı. Sağlıklı ve mastitisli inekler, Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) ve
somatik hücre sayısına (SHS) göre belirlendi. Mastitisli ineklere 20 gün
boyunca gün aşırı 2.000 IU E vitamini kas içi uygulandı. Sağlıklı, mastitisli
ve tedavi gruplarındaki ineklerden alınan kan ve süt örneklerinde süt SHS, süt
ve plazma E vitamini, Se ve MDA, eritrosit GSH, GSH-Px ve Katalaz, lökosit
GSH-Px ve MDA değerlerine bakıldı. Sağlıklı ve mastitisli grup süt SHS, E
vitamini ve MDA, plazma E vitamini, Se ve MDA, lökosit GSH-Px, eritrosit GSH,
GSH-Px ve Katalaz düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulundu.
Süt Se ve lökosit MDA ortalamaları ise önemsiz bulundu. Mastitisli ve tedavi
grupları arasında süt SHS ve MDA, plazma E vitamini ve MDA, lökosit GSH-Px,
eritrosit GSH ve GSH-Px düzeyleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli
bulundu. Süt E vitamini ve Se, plazma Se, lökosit MDA ve eritrosit Katalaz
ortalamaları farkının ise istatistiksel yönden önemsiz olduğu saptandı.
Sağlıklı ve tedavi grupları arasında süt SHS ve MDA, plazma Se ve MDA,
eritrosit GSH ve GSH-Px, lökosit GSH-Px, düzeyleri arasındaki fark
istatistiksel olarak önemli bulundu. Süt E vitamini ve Se, plazma E vitamini,
eritrosit Katalaz, lökosit MDA ortalamaları farkının ise istatistiksel yönden
önemsiz olduğu saptandı.
The effect
of vitamin E on lipid peroxidation and some antioxidants in blood and milk of
cows with subclinical mastitis
Summary: This study
was carried out to determine the effects of vitamin E on lipid peroxidation and
some antioxidant substances in subclinical mastitic dairy cows. Forty cows were
assigned to two groups by California Mastitis Test (CMT) and somatic cell count
(SCC). 2.000 IU vitamin E was injected to cows of mastitic group by
intramuscular route every other day for twenty days. Blood and milk samples
from cows in healthy, mastitic and treatment groups were taken; milk SCC was
counted vitamin E, Se and MDA concentrations in milk and plasma, erytrocyte
GSH, GSH-Px and Catalase activities and leucocyte GSH-Px and MDA levels were
determined. Differences in milk SCC, vitamin E and MDA, plasma vitamin E, Se
and MDA; leucocyte GSH-Px; erytrocyte GSH, GSH-Px and Catalase levels between
healthy and mastitic groups were significantly changed while differences in
milk Se and leucocyte MDA levels were not significant. Mastitic and treatment
groups in milk SCC and MDA, plasma vitamin E and MDA; leucocyte GSH-Px;
erythrocyte GSH and GSH-Px levels were found as significant stastistically
whereas differences in milk vitamin E and Se levels; plasma Se; leucocyte MDA
and erythrocyte Catalase activities were not stastistically significant.
Differences in milk SCC and MDA, plasma Se and MDA; erytrocyte GSH and GSH-Px;
leucocyte GSH-Px levels between healthy and treatment groups were significantly
changed while differences in milk vitamin E and Se, plasma vitamin E,
erythrocyte Catalase activities and leucocyte MDA levels were not significant.
Key words: Antioxidants, lipid peroxidation, selenium,
subclinical mastitis, vitamin E.
![]()
Mastitis süt inekçiliğinde ekonomik
açıdan önemli bir hastalıktır. Oluşmasında çok sayıda mikroorganizma ve değişik
faktörler etkili olmaktadır (6,23). Ülkemiz süt sığırcılığı tüm dünyada olduğu
gibi mastitisten olumsuz olarak etkilenmektedir. Subklinik mastitislerin diğer
mastitislilere oranla daha fazla şekillenmesi ve % 3-26 oranında süt kaybına
neden olmasından dolayı önemlidir (34).
Mastitis etkenlerinin meme kanalını enfekte etmesiyle süte geçen lökosit ve epitel hücrelerden enzimlerin serbest hale geçmesi sonucu seviyesi artmaktadır (18). Meme bezi yangılarında süt oksijen düzeyinde normal süte göre % 10 oranında bir azalma oluşmakta ve bu azalma yangılı meme lobuna gelen nötrofillerin miktarına bağlı olarak dokuda oksijen kullanımının artması ile ilişkilidir (29). Nötrofiller, bakterileri oksijen metabolitlerinin (O2- ve H2O2) kullanıldığı oksidatif yöntemle yok etmeye çalışırlar ve fagositik hücrelerin uyarılması sonucu oksijen kullanımı artmaktadır (1). Fagositoz, “Respiratory burst” ismi verilen reaksiyonla ilişkilidir. Bu reaksiyon sonucu vücutta oksijen ve glikoz tüketiminin artmasıyla süperoksit radikalleri ve diğer oksijen metabolitleri şekillenmektedir. Oluşan bu radikaller fagosite edilmiş mikroorganizmaları öldürmede ya da hücre içi bakteri öldürücü reaksiyonlarda kullanılmaktadır. Bu oksidan moleküllerinin, belirli bir düzeyde olmaları durumunda organizmanın yabancı maddelere ve enfeksiyöz ajanlara karşı önemli savunma moleküllerini oluştururlar. Bunlar nötrofil ve makrofajlar tarafından salınarak bakteri öldürücü etki gösterirler. Ancak, belirli düzeyin üzerinde oluşur veya E vitamini gibi antioksidanlar yetersiz olursa bu radikaller hücrenin ya da organizmanın yapı elemanları olan protein, lipit, karbonhidrat, nükleik asit ve yararlı enzimlerini bozarak zararlı etkilere yol açarlar (15). E vitamini biyolojik ortamlardaki serbest radikalleri toplayarak peroksidasyonun erken dönemlerinde zar fosfolipitlerindeki çoklu doymamış yağ asitlerini korur ve oksidatif strese karşı savunma hattını oluşturur. Bir diğer yolda 1O2, O2- ve daha çok .OH radikallerini indirger (42). Süt ineklerinde plazma E vitamininin düşük olmasına bağlı olarak, meme epitel hücrelerinin fonksiyonunda bozulma ve immun savunma sisteminde düşüş ve bunun sonuncunda da meme bezi hastalıkları ve özellikle mastitisler daha fazla şekillenmektedir (10). Enfeksiyon ve doku yıkımlanmalarında, yangı reaksiyonu ve hipoksi gibi durumlarda, dokularda lipit peroksidasyonu ve serbest radikaller artmaktadır. Nötrofillerin aktivite değişikliği sonucu endotel hücrelerde meydana gelen yangıya karşı E vitamini bu hücreleri korurken aynı zamanda eritrositleri de hemolizden ve oksidatif hasardan muhafaza eder. GSH-Px enzimi nötrofiller ve makrofajların aktivitelerinde olumlu yönde etkide bulunur (5). E vitamini hücre membranlarında biyolojik bir antioksidan olarak lokalize olur ve bu membranlarda lipit peroksidasyonun meydana gelmesini engeller. GSH-Px enzimi ise hücrelerin sitoplazmalarında bulunur ve zararlı hidroksit asitlerinin olumsuz etkilerini azaltır. Bundan dolayıdır ki enfeksiyöz hastalıklara karşı korunmada E vitamini ve GSH-Px enziminin önemli görevleri vardır (11). Redükte glutatyonun (GSH) dokulardaki miktarı normalde çok yüksektir. GSH’un görevi dokuları serbest radikallere karşı lipit peroksidasyonu sınırlandırarak korumaktır (4). Yapılan araştırmalarda; antioksidanlar düzeyindeki oluşan azalmanın mastitis riskini artırabileceği ve antioksidan takviyesinin ise bunun önlenmesinde önemli olabileceği belirtilmektedir (5,14). E vitamini yetersizliğinde meme bezi yangılarına bağlı olarak oluşan serbest radikallerin oksidan etkilerinden hücreler tahrip olmakta ve fonksiyonları bozulmaktadır. Artan lipit peroksidasyon ile antioksidan enzim aktivitelerinde bir azalma olmaktadır. Bu nedenle, meme bezi yangısında lipit peroksidasyonun önlenmesinde E vitamininin antioksidan etkinliği büyük önem arz etmektedir.
Bu noktadan hareketle yapılan bu araştırmada, E vitamininin subklinik mastitisli ineklerde, süt somatik hücre sayısı, plazma ve süt E vitamini, Se ve lipit peroksidasyon, eritrosit GSH, GSH-Px ve Katalaz, lökosit GSH-Px ve lipit peroksidasyon düzeyine etkisinin araştırılması amaçlandı.
Bu araştırmada,
hayvan materyali olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Sultan Suyu Tarım
İşletmesi Sığırcılık Ünitesinde laktasyon döneminin 4-5. ayında olan ve yaşları
ortalama 3-6 arasında değişen 40 Esmer ırk inek kullanıldı.
Araştırmada kullanılan hayvanlar, Kaliforniya mastitis testi (CMT) ve Somatik hücre sayısı (SHS) sonuçlarına göre belirlendi. CMT (-) ve SHS < 400.000/ml süt olan 20 inek sağlıklı grubu, CMT (+) ve SHS > 400.000/ml süt olan 20 inek ise mastitisli grubu oluşturdu. Araştırma iki grup üzerinde yürütüldü ve ineklere yem ve su adlibitum olarak verildi. Subklinik mastitisli gruptaki her hayvana 20 gün boyunca gün aşırı 2.000 IU E vitamini kas içi uygulandı. Sağlıklı gruptakilere ise diğer gruba yapılan uygulama ile eşitlik sağlanması için her hayvana 20 gün boyunca gün aşırı 1 ml serum fizyolojik kas içi uygulandı. Kan örnekleri, sağlıklı gruptan bir kez mastitisli gruptan ise E vitamini vermeden ve verdikten sonra olmak üzere iki kez vena jugularis’ten 30 ml Edtalı vakumlu tüplere alındı. Süt örnekleri, sağlıklı gruptaki hayvanlardan uygulama sonrası herhangi bir meme lobundan bir defa, E vitamini verilen gruptaki hayvanlardan ise hasta meme lobundan uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere iki kez steril tüplere 30 ml alındı.
California mastitis testi Schalm (35) ve süt somatik hücre sayısı Aydın (7)’ın belirttiği yöntemle yapıldı. Lökosit izolasyonu Scholz ve Hutchinson (36)’un tarif ettiği şekilde yapıldı. Plazma, eritrosit ve lökosit hemolizatı analiz edilinceye kadar -20°C’de derin dondurucuda saklandı. E vitamini Kayden ve arkadaşlarının (25) metoduna göre (Shimadzu UV-120-01 Spektrophotometer Japan) spektrofotometresi ile ölçüldü. Se düzeyi Stocchini ve arkadaşlarının (41) tarif ettiği şekilde (Shimadzu A.A.-660 Japan) atomik absorbsiyon spektrofotometresi ile belirlendi. Lipit peroksidasyon, reaksiyonda son ürün olan malondialdehid (MDA) Matkovics ve ark. (28) tarafından modifiye edilen Placer ve arkadaşlarının (33) yöntemine göre spektrofotometre ile ölçüldü. GSH-Px aktivitesi düzeyi Lawrence ve arkadaşlarının (26) metoduna göre yapıldı. GSH düzeyi Sedlak ve Lindsay (37) tarif ettiği şekilde ölçüldü. Katalaz enzimi tayini Goth (20) tarif ettiği şekilde yapıldı. Protein konsantrasyonu Gornal ve arkadaşlarının (19) metodu göre biüret yöntemi ile belirlendi.
Sonuçlarının değerlendirilmesinde, sağlıklı ve mastitisli grup ortalamaları arasında bağımsız gruplarda t-testi, mastitisli ve tedavi grup ortalamaları arasında eşleşmiş gruplarda t-testi, sağlıklı ve tedavi grupları arasında ise bağımsız gruplarda t-testi kullanıldı (43).
Sağlıklı, mastitisli ve tedavi gruplarında süt SHS, E vitamini, Se ve MDA değerleri Tablo 1’de, plazma E vitamini, Se, ve MDA, eritrositte GSH, GSH-Px ve Katalaz, lökositte GSH-Px ve MDA değerleri Tablo 2’de verilmiştir.

Sağlıklı ve mastitisli grupları arasındaki fark istatistiksel olarak süt E vitamini için (p<0.01) düzeyinde önemli, süt SHS ve MDA, plazma E vitamini, Se ve MDA, eritrosit GSH, eritrosit ve lökosit GSH-Px için (p<0.001) düzeyinde anlamlı ve eritrosit Katalaz için (p<0.05) düzeyinde önemli bulunmuştur. Süt Se ve lökosit MDA için ise önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Mastitisli ve tedavi grupları arasındaki fark istatistiksel olarak süt SHS ve MDA, plazma E vitamini ve MDA için (p<0.001) düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Eritrosit GSH ve GSH-Px, lökosit GSH-Px için (p<0.05) düzeyinde önemli bulunmuştur. Süt E vitamini ve Se, plazma Se, eritrosit Katalaz ve lökosit MDA için ise önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Sağlıklı ve tedavi grupları arasındaki fark istatistiksel olarak süt SHS ve MDA, plazma MDA, eritrosit GSH ve GSH-Px için (p<0.001) düzeyinde önemli bulunmuştur. Plazma Se, lökosit GSH-Px için (p<0.01) düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Süt E vitamini ve Se, plazma E vitamini, eritrosit Katalaz ve lökosit MDA için ise önemsiz olduğu tespit edilmiştir.
Tartışma ve Sonuç
Süt sığırcılığında sıkça görülen mastitis, ülkemiz hayvancılığında büyük
ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bunun için erken teşhis edilmekle birlikte
uygun tedavinin ve korunma yöntemlerinin uygulanması önerilmektedir (39). E vitamini fagositik hücrelerin fonksiyonunu artırmak
sureti ile vücudun savunma sistemini güçlendirmektedir. Nötrofil ve makrofajlar
respiratory burst yolu ile meydana
gelen serbest radikallerin oksidatif etkilerinden hücreleri ve dokuları
korumaktadır (9).
Batra ve ark. (10) mastitisli ineklerde E
vitamininin plazma ve süt E vitamini düzeyine etkisini önemli bulmuşlar ayrıca
sağlıklı ve mastitisli gruplarda E vitamini düzeyi farkının önemli olduğunu
tespit etmişlerdir. Atroshi ve ark. (5) sağlıklı ve mastitisli ineklerde plazma
ve süt E vitamini düzeyi farkını önemli bulmuşlardır. Braun ve ark. (11)
mastitisli ve sağlıklı ineklerde serum E vitamini farkının önemli olmadığını
saptamışlardır. Anne Marie ve ark. (2) mastitisli ineklerde E vitaminini
değişen dozlarda uygulamışlar ve uygulama öncesine göre süt E vitamini düzeyi
farkı önemli bulunmuştur. Ndiweni ve ark. (31) sağlıklı ve mastitisli ineklerde
plazma E vitamini düzeyi farkının önemsiz olduğunu saptamışlardır. Bir başka
araştırmada subklinik mastitisli ve sağlıklı ineklerde plazma E vitamini
farkının önemli olduğu gözlenmiştir (32). Sağlıklı ve mastitisli grupta plazma E vitamini düzeyi bazı araştırmacıların (5,10,32)
bulguları ile benzerlik gösterirken bazı araştırmacıların (11,31) bildirimleri
ile uygunluk göstermemektedir. Mastitisli ve tedavi gruplarındaki plazma E
vitamini değerleri, araştırmacıların (10) bildirimleri ile uygunluk
göstermektedir. Süt E vitamini düzeyi, sağlıklı ve mastitisli grup arasındaki
bulgular araştırmacıların (5,10) bildirimleri ile uygunluk gösterirken Anne
Marie ve ark. (2) bildirimleri ile benzerlik göstermemektedir. Bunun
araştırmada kullanılan hayvanların bireysel metabolizma, beslenme farklılığı ve
uygulanan E vitamininin dozu ve uygulama süresinden kaynaklanabileceği
düşünülmektedir. Ayrıca mastitisli hayvanlarda E vitamininin düşük düzeyde
olması, makrofaj ve nötrofillerin aktiviteleri sırasında meydana gelen lipit
peroksidasyona karşı kullanılmasından kaynaklanmaktadır (24). Mastitisli
ineklerde süt SHS ile ilgili yapılan bir çok araştırmada (5,10,22,30) sağlıklı
ineklere kıyasla mastitislilerde SHS’nın artışı anlamlı bulunmuştur. Sağlıklı
ve mastitisli grupta süt SHS araştırmacıların
(5,10,22,30) bulguları ile benzerdir. Ancak süt SHS düzeyine E vitamininin
doğrudan etkisinin tartışıldığı araştırmaya rastlanmamıştır. Meme yangısında
sütte SHS’ında artış meydana gelmektedir, bu artış yangı sırasında fagositik
hücrelerin bu bölgede yoğunlaşması ve doku yıkımlanması sonucu olmaktadır. E
vitamini uygulaması ile SHS’ında azalma E vitamininin nötrofil membranlarındaki
poliansature fatt acid (PUFA)’nin
toksikasyonunu önlemesinden kaynaklanmaktadır (40).
Braun ve ark. (11) mastitisli ve sağlıklı ineklerde serum Se düzeyi farkını önemli bulmuşlardır. Başka bir araştırmada ise kan Se düzeyi farkının sağlıklı ve mastitislilerde önemsiz olduğu saptanmıştır (5). Wuryastuti ve ark. (44) kontrol diyet ve kontrol diyete ilave Se ve E vitamini ile beslenen domuzlarda serum Se düzeyi farkını önemli bulmuşlardır. Hogan ve ark. (21) ineklerde normal diyet ve normal diyete E vitamini ve Se ilave edilerek beslenenlerde kan Se düzeyinin önemli olduğunu saptamışlardır. Anne Marie ve ark. (2) ineklerde normal diyet ve normal diyete ilave E vitamini ile beslenen sığırlarda süt Se düzeyi farkının uygulama öncesine oranla uygulama sonrasında önemli bulmuşlardır. Sağlıklı ve mastitisli grupta plazma Se düzeyi araştırmacıların (11) bildirimleri ile benzer ancak diğer araştırmacıların (5) bildirimleriyle benzer değildir. Mastitisli ve tedavi gruplarında ise araştırmacıların (21,44) bulguları ile benzerlik göstermektedir. Sağlıklı ve mastitisli grupta süt Se düzeyi Anne Marie ve ark. (2) bulguları ile benzer değildir. Bunun hayvanların beslenmesinde kullanılan rasyonun ve bireysel metabolizmalarının farklılıklarından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Besinlerdeki Se düzeyinde oluşan değişiklikler lökositlerden nötrofil ve makrofajların fonksiyonlarına olumlu ya da olumsuz yönde etkide bulunduğu ve yetersizliği sonucu mastitis ve benzeri enfeksiyonların oluşumuna katkıda bulunacağı belirtilmektedir (13). Ayrıca lökositlerin aktiviteleri için gerekli GSH-Px bir seleno enzim olup, fagositoz sırasında lökositler tarafından kullanılması sonucu GSH-Px ve buna bağlı olarak da Se miktarı azalmaktadır (38). Dündar ve ark. (17) sağlıklı ve mastitisli ineklerde kan MDA düzeyi farkını önemli bulurlarken süt MDA düzeyinin ise önemsiz olduğunu saptamışlardır. Başka bir araştırmada sağlıklı ve mastitisli koyunlar arasında plazma MDA düzeyi farkı önemsiz bulunmuştur (12). Sağlıklı ve mastitisli gruplarda plazma MDA düzeyi araştırmacıların (17) bildirimleri ile uygunluk gösterirken, diğer araştırmacıların (12) bildirimleri ile benzer değildir. Süt MDA, sağlıklı ve mastitisli grup arası bulgular araştırmacıların (17) bildirimleri ile benzer değildir. Diğer bazı araştırmalarla (12,17) aynı yönlü olmaması, hayvanların bireysel beslenme ve metabolizma farlılığı, kullanılan antioksidanların süresi ve dozu ile ilişkilidir. Oysaki meme bezi yangılarında fagositik hücrelerin yangı yerine göçü sonucu aktivitelerine bağlı olarak daha fazla oksijen kullanılmasıyla lipit peroksidasyon oluşmaktadır (29). Artan bu lipit peroksidasyon, kuvvetli bir antioksidan olan E vitamini tarafından peroksidasyonun erken dönemlerinde zar fosfolipitlerindeki çoklu doymamış yağ asitlerini koruyarak oksidatif sitrese karşı savunma hattını oluşturmasıyla önlenmektedir (42). Yapılan bir araştırmada (5) eritrosit GSH-Px ve GSH farkının sağlıklı ve mastitislilerde önemli olduğu saptanmıştır. Mastitise maruz kalan süt ineklerinde eritrosit GSH-Px enzim aktivitesinde sağlıklılara oranla önemli derecede azalma olduğu belirtilmektedir (8). Başka bir araştırmada ise sağlıklı ve klinik mastitisli ineklerde eritrosit GSH-Px aktivitesi farkının önemsiz olduğu gözlenmiştir (31). Yarım ve Salmanoğlu (45) subkilinik mastitisli ve sağlıklı inekler arasında kan GSH-Px aktivitesi farkının önemli olduğunu saptamışlardır. Atroshi ve ark. (3) mastitisli ve sağlıklı ineklerde eritrosit GSH düzeyinin, gruplar arasındaki farkı önemli bulmuşlardır. Sağlıklı ve masitisli gruplarda eritrosit GSH düzeyi araştırmacıların (3,5) bildirimleri ile benzerdir. Sağlıklı ve mastitisli gruplarda GSH-Px aktivitesi araştırmacıların (5,8,45) bulguları ile benzer ancak diğer araştırmacıların (31) bildirimleri ile benzer değildir. Sağlıklı, mastitisli ve tedavi gruplarında lökosit GSH-Px aktivitesi önemli bulundu. Ancak konuyla doğrudan ilgili araştırmaya rastlanmamıştır. Mastitis olgularında yangıya bağlı olarak meydana gelen serbest radikallerin etkisi sonucu antioksidan kullanımı artmakta bunun sonucunda da bu enzimlerin düzeyleri azalmaktadır (5). E vitamini, peroksit ve hidroperoksitleri doyurarak meydana gelecek reaksiyonlarda GSH-Px’in kullanımını azaltmakta ve böylece uygulama sonrasında bu enzim seviyesi öncesine kıyasla yükselmektedir (16). Katalaz aktivitesi, sağlıklı ve mastitisli grupta önemli (p<0.05) bulunurken mastitisli ve tedavi gruplarında ise önemsiz bulunmuştur. Ancak konu ile ilgili araştırmaya rastlanmamıştır. Katalaz; kanser, diabet ve buna benzer bir çok hastalıklarda ortaya çıkan oksidatif strese karşı savunmada antioksidan sistemin öncelikli elemanlarındandır (27). Katalaz aktivitesinin, mastitis enfeksiyonlarında yangı sonucu oluşan serbest radikallerin etkisine bağlı olarak kullanılması sonucu düzeyi azalmakta ancak uygulama sonrasındaki artışın önemsiz olmasının; uygulama süresi, dozu ve hayvanların bireysel metabolizma farklılıklarından olabileceği düşünülmektedir.
E vitamininin, antioksidan sisteme olumlu etkide bulunmasına bağlı olarak sığır yetiştiriciliğinde gerek rasyona ilave ve gerekse parentaral yolla E vitamininin verilmesi ile lipit peroksidasyon ve serbest radikallerin zararlı etkilerinin önlenmesine olumlu bir rol oynayacağı görülmektedir. Bu durum, aynı zamanda mastitis enfeksiyonların önlenmesinde önemli bir etki meydana getireceği anlamı taşımaktadır. Bundan dolayı süt sığırcılığında mastitisin önlenmesinde E vitamini kullanılmasının faydalı olabileceği kanaatine varılmıştır.
1.
Aksakal M,
Çay M, Nazıroğlu M (1997): Ratlarda
E vitamininin alveolar ve peritonal makrofajların fagositik aktivitesi üzerindeki
etkisi. Fırat Üniv Sağ Bil Derg, 11,
183-189.
2.
Anne Marie
STL, Hıdıroglu M, Snoddon M, Nicholson JWG (1990): Effect of α-tocopherol supplementation to dairy cows on milk and
plasma α-tocopherol concentrations and on spontaneous oxidazed flavor in
milk. Can J Anim Sci, 70,
561-570.
3.
Atroshi F,
Parantainen J, Sankari S, Osterman T (1986): Prostaglandins and glutathione proxidase in bovine mastitis. Res
Vet Sci, 40, 361-366.
4.
Atroshi F,
Sankari S, Rizzo A, Westermarck T, Parantainen J (1990): Prostoglandins, Glutathione Metabolism and
Lipid Peroxidation in Relation to Inflammation in Bovine Mastitis. Antioxidants
in Therapy and Preventive Medicine Plenum Press, New York.
5.
Atroshi F,
Työppönen J, Sankari S, Kangasniemi R, Parantainen J (1986): Possible roles of vitamin E and glutathione
metabolism in bovine mastitis. Internat J Vit Nutr Res, 57, 37-43.
6.
Aydın F,
Leloğlu N, Çolak A, Otlu S (1995): Kars
yöresi süt ineklerinde klinik ve subklinik mastitislere neden olan mikroorganizmaların
identifikasyonları ve antibiyotiklere duyarlılıkları üzerine araştırmalar.
Pendik Vet Mikrob Derg, 26, 55-65.
7.
Aydın N (1989): T.C. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı,
Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Mastitis Projesi. MPDH-HH-113 T No: 22.
ANKARA.
8.
Aziz ES,
Klesius PH, Frandsen JC (1984): Effects
of selenium on polymorphonuclear leukocyte function in goats. Am J Vet Res,
45, 1715-1718.
9.
Babior BM (1984): The respiratory burst of phagocytes. J
Clin Invest, 8, 599-601.
10. Batra TR, Singh K, Ho SK, Hıdıroglu M (199