Ankara Üniv Vet Fak Derg, 52, 137-142, 2005

 

 

Yeni Zelanda tavşanında (Oryctolagus cuniculus L.)

v. cava caudalis'in terminal dallarından v.iliaca interna üzerine

anatomik incelemeler*

 

M. Erdem GÜLTİKEN

 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Anatomi Anabilim Dalı, Samsun

 

 

Özet: Bu çalışmada Yeni Zelanda tavşanında v. cava caudalis’in terminal dallarından v. iliaca interna incelendi. Araştırmada 10 adet erkek ve 10 adet dişi olmak üzere 20 adet ergin Yeni Zelanda tavşanı kullanıldı. Tavşanda, v. cava caudalis'i oluşturan ana dalların v. iliaca externa dextra ve sinistra ile v. iliaca interna communis olduğu saptandı. V. iliaca interna'nın, v. iliaca interna communis'den ayrılarak cavum pelvis içerisinde v. sacralis mediana, v. obturatoria, erkek tavşanda v. prostatica, dişi tavşanda v. vaginalis'i verdiği ve daha sonra v. ischiadica adı ile cavum pelvis'i terkettiği belirlendi. V. pudenda interna'nın inc. ischiadica minor'dan tekrar cavum pelvis'e girerek cavum pelvis içerisinde şekillenen venöz plexus'a katıldığı saptandı. V. ischiadica'nın distal yöndeki devamının v. saphena lateralis olduğu belirlendi. V. saphena lateralis'in, arka bacağın yüzlek venöz kanını, v. ischiadica yolu ile v. iliaca interna'ya taşıdığı tespit edildi. Sonuç olarak, bu çalışma ile tavşanda v. iliaca interna’dan ayrılan dallar detaylı olarak incelenerek, dağıldıkları bölgeler ile varyasyonları belirlendi.

Anahtar sözcükler : Anatomi, tavşan, v. cava caudalis, v. iliaca interna

Anatomic investigation of the v. iliaca interna which is a terminal branches of the v. cava caudalis in New Zealand rabbit

Summary: In the present study, v. iliaca interna which is a terminal branch of the v. cava caudalis have been researched in the New Zealand Rabbit. Ten male and 10 female adult New Zealand Rabbits have been used in this study. It has been determined that the v. iliaca externa dextra and sinistra and the v. iliaca interna communis are the branches of the v. cava caudalis. It has been determined that the v. iliaca interna, after leaving the v. iliaca interna communis, gives off the v. sacralis mediana, the v. obturatoria, in male rabbit the v. prostatica, in female rabbit v. vaginalis in cavum pelvis, then it leaves the cavum pelvis as the v. ischiadica. It has been established that the v. pudenda interna again enters the cavum pelvis through the inc. ischiadica minor and joins the venous plexus which comes in to existence in cavum pelvis. It has been found that the v. saphena lateralis is the distal continuation of the v. ischiadica. It has been determined that v. saphena arries the superficial venous blood to the v. iliaca interna through the v. ischiadica. Consequently, in this study, the branches of the v. iliaca interna have been investigated in detail, the area of which these veins give off branches and their variations have been determined in the rabbit.

Key words: Anatomy, caudal vena cava, internal iliac vein, rabbit

 

 

 


Giriş

Tavşanda v. cava caudalis'den v. iliaca externa dextra ve v. iliaca externa sinistra ayrıldıktan sonra kalan kısa bir kök v. iliaca interna communis olarak adlandırılır. Bu kök daha sonra v. iliaca interna dextra ve v. iliaca interna sinistra'ya ayrılarak sonlanır. V. lumbalis VII,    v. iliaca interna communis'in dorsal duvarına açılır. V. iliaca interna communis'in terminal dalları, v. iliaca interna dextra ve v. iliaca interna sinistra'dır. V. iliaca interna'nın verdiği en büyük dal v. ischiadica'dır. Ayrıca rectum ile anüs bölgesinin venöz kanını toplayan venalar ve v. obturatoria, v. iliaca interna'ya açılır. Tek olan       v. sacralis mediana, v. iliaca interna dextra ya da v. iliaca interna sinistra'ya açılır (2).

Tavşan dışında diğer evcil memelilerde v. iliaca interna, v. iliaca communis'ten ayrılır. Pelvis boşluğu du-varının ve bu boşluk içerisinde yer alan organların venöz kanını toplar. V. iliaca interna'nın dalları ve bu dalların çıkış sırası türler arasında farklılıklar gösterir (4, 11).

Damar sisteminin türler hatta aynı tür içerisindeki bireyler arasında varyasyonlar göstermesi ve tavşan venöz sistemi hakkında yeterli yayının bulunmaması nedeniyle, yapılacak çalışmanın bu konudaki bilgileri tamamlayacağı ve araştırmacılara yardımcı olacağı düşünülmüştür.

Metin Kutusu: *	Bu çalışma Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü - 2000 “Yeni Zelanda tavşanının (Oryctolagus cuniculus L.) pelvis bölgesi ve arka bacak venalarının anatomik incelenmesi.” adlı doktora tezinden özetlenmiştir.
 


Materyal ve Metot

Bu çalışmada ortalama 2500 g ağırlığında 10 dişi ve 10 erkek olmak üzere toplam 20 adet ergin Yeni Zelanda tavşanı kullanıldı. Tavşan, 5 mg/kg Xylazine Hydrochlo-rid ve 35 mg/kg Ketamine'in intramüsküler enjeksiyonuyla anesteziye alındı. Damarlardaki kanın pıhtılaşmasını engellemek için kulak venasından antikoagulan madde (Nevparin) verildi. Tavşanların göğüs kafesi açılarak kalbin apex'i kesildi. Vücuttaki kanın boşalmasından sonra sol ventriculus yoluyla arcus aortae'ya plastik sonda yerleştirildi. Enjektör yardımıyla damarlar % 0,9'luk NaCl çözeltisi ile yıkandı. Daha sonra karın boşluğu linea alba boyunca ensize edildi. Sağ ventricu-lus'dan v. cava caudalis'e plastik sonda yerleştirildi. Enjeksiyon basıncının kontrollü yapılabilmesi için bir manometre ve serum şişesi ile perfüzyon düzeneği kuruldu. Diseksiyon preparatı hazırlamak için damar içerisinde polimerize olan latex, rotring marka mavi çini mürekkebi ile renklendirildi ve v. cava caudalis'e yerleştirilen sonda yoluyla 40 mm/Hg basıncını geçmeyecek şekilde perfüzyona başlandı. Materyaller %10'luk formolin solüsyonu içerisinde tespit edildi. Çalışmada venalar, anlatım kolaylığı bakımından, arterlerde olduğu gibi merkezden perifere doğru isimlendirildi.

 

Bulgular

V. iliaca interna communis’in, sacrum'un ventral yüzünde v. iliaca interna dextra ve v. iliaca interna sinistra'nın birleşmesi ile şekillendiği ve yaklaşık 1,5 cm cranial'e ilerleyerek promontorium düzeyinde v. iliaca externa dextra ve sinistra ile birlikte v. cava caudalis'i meydana getirdiği belirlendi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şekil 1. V. ischiadica ve dalları.

Figure 1. The branches of the v. ischiadica

1. V. ischiadica 2. V. caudalis lateralis 3.V. saphena lateralis   4. R. anastomoticus cum v. saphena mediali 5. V. caudalis femoris

 

 
 

 

 

 

 

 


V. iliaca interna dextra ve sinistra'nın sacrum'un ventral yüzünden başladığı, cavum pelvis'in yan duvarında birbirlerinden uzaklaşarak caudal'e doğru seyrettiği ve 2 tavşanda v. iliaca interna communis'i oluşturmak üzere birleştikleri yerde, 6 tavşanda v.iliaca interna sinistra'dan, 12 tavşanda ise v.iliaca interna dextra'dan caudal yönde ve ince bir v. sacralis mediana'nın orijin aldığı görüldü. V. iliaca interna'nın dorsal yüzünden 2 adet rr. sacrales, lateral yüzünden v. obturatoria, dişi tavşanda v. vaginalis ve erkek tavşanda v. prostatica'nın ayrıldığı belirlendi. Damarın devamının inc. ischiadica major'dan n. ischiadicus ile birlikte cavum pelvis'i terkettiği görüldü ve bu damar v. ischiadica olarak tanımlandı (Şekil 1).

Rr. sacrales'in, v. iliaca interna sinistra'nın dorsal yüzünden ilk iki vertebrae sacrales için çıktığı ve orijinlerinden hemen sonra 2'ye ayrılarak forr. sacralia ventralia içerisinden canalis vertebralis'e girdiği görüldü. Canalis vertebralis içerisinde r. spinalis'i alarak, r. dorsalis adı ile forr. sacralia dorsalia'dan çıktığı ve dorsal kuyruk kaslarının venöz kanını topladığı saptandı.

V. sacralis mediana, 2 tavşanda, iki v. iliaca inter-na'nın birleştikleri yerde, 6 tavşanda v.iliaca interna sinistra'nın, 12 tavşanda ise v.iliaca interna dextra'nın hemen başlangıcından caudal yönde ve ince bir damar halinde orijin almaktaydı. Damarın, sacrum'un ventral'in-de ve median hat üzerinde caudal'e doğru ilerlediği, seyri sırasında son iki vertebra sacralis için 2 adet rr. sacrales aldığı saptandı. V. sacralis mediana'nın ilk caudal vertebra hizasından itibaren v. caudalis mediana adı ile caudal'e doğru devam ettiği belirlendi. Rr. sacrales'in,    v. sacralis mediana'nın dorsal yüzünden son iki vertebrae sacrales için çıktığı ve orijinlerinden hemen sonra 2'ye ayrılarak forr. sacralia ventralia içerisinden canalis vertebralis'e girdiği görüldü. Canalis vertebralis içerisinde r. spinalis'i alarak, r. dorsalis adı ile forr. sacralia dorsalia'dan çıktığı ve dorsal kuyruk kaslarının venöz kanını topladığı saptandı.

V. sacralis mediana'nın, vertebrae caudales'in vent-ral'inde kuyruk ucuna doğru ilerleyen devamı v. caudalis mediana olarak tanımlandı. V. caudalis mediana'nın, her vertebrae caudales hizasında dorsal yüzünden rr. caudales'i verdiği ve çok ince olan bu dalların ventral kuyruk kaslarının venöz kanını topladığı belirlendi.

V. obturatoria’nın v. iliaca interna'nın orijininden yaklaşık 5 mm sonra çıktığı ve ventrolateral olarak ilerleyerek, for. obturatorium'dan cavum pelvis'i terk ettiği görüldü. Damarın v. profunda femoris'den ayrılan bağlantı kolu ile anastomoz yaparak, m. obturatorius exter-nus ve m. obturatorius internus'un venöz kanını topladığı tespit edildi.

V. vaginalis’in dişi tavşanda v. iliaca interna'dan çıktıktan sonra rectum'un lateral'inden ventral yönde vagina'nın yan duvarına ulaştığı ve vagina'nın yan duvarı boyunca caudal'e doğru plexus venosus vaginae olarak tanımlanan venöz bir ağ şekillendirdiği görüldü. Plexus venosus vaginae'nin, vagina çevresinde simetrik eşi ile anastomoz yaptığı ve bu anastomoza v. vesicalis caudalis'in cranial'den katılarak sonlandığı tespit edildi (Şekil 2).

Şekil 2. Dişi tavşanda pelvis bölgesinde yer alan viseral venalar

Figure 2. Visceral vein of the pelvic region in female rabbit

1. V. iliaca interna 2. V. uterina 3. V. obturatoria 4. V. vagina-lis 5. V. ischiadica       6. V. glutea cranialis 7. V. glutea caudalis 8. V. pudenda interna 9. V. perinealis ventralis 10. V. caudalis lateralis 11. V. clitoridis 12. V. pudenda interna'nın urethra ve pelvis boşluğu tabanında şekillendirdiği venöz ağ 13. V. va-ginalis'in vesica urinaria, collum vesicae ve vagina çevresinde şekillendirdiği venöz ağ. a. Gll. preputiales

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


V. iliaca interna'nın v. obturatoria'yı verdikten sonra pelvis boşluğunu terketmeden çok kalın bir dal halinde erkek tavşanda v. prostatica'yı verdiği ve bu venanın vesica urinaria'nın alt bölümü ve prostata çevresinde simetrik eşi ile birlikte venöz bir plexus şekillendirdiği görüldü. Bu venöz plexus'dan cranial yönde vesicula seminalis'e 2 dal ayrıldığı ve bu dalların vesicula seminalis üzerinde birbirleriyle anastomoz yaparak sonlandığı belirlendi. Ayrıca bu plexus'dan caudal yönde ayrılan 2 dalın gl. bulbourethralis ve urethra'nın crura penis'e kadar olan bölümüne dağılarak sonlandığı tespit edildi.

V. iliaca interna'nın, inc. ischiadica major'dan çıktıktan sonraki devamı v. ischiadica olarak tanımlandı. V. ischiadica'nın, bu bölgede gluteal kasların altında son iki vertebra sacralis'in lateral'inde caudal'e doğru seyrettiği görüldü. Cavum pelvis'i terkettiği noktada craniodorsal yönde v. glutea cranialis'i, yaklaşık 3 mm sonra da v. glutea caudalis'i verdiği, inc. ischiadica minor hizasında ise v. pudenda interna'nın, v. ischiadica'dan ayrılarak cavum pelvis'e girdiği belirlendi (Şekil 2). V. ischiadica'nın tüm bu dalları verdikten sonra m. biceps femoris, m. semitendinosus ve m. abductor cruris cranialis arasında lateral'e kıvrılarak v. caudalis lateralis'i verdiği saptandı. Damarın laterodistal yöndeki devamının m. biceps femoris ve m. semitendinosus arasında yüzlek olarak deri altında bulunduğu ve m. biceps femoris'in caudal, m. semitendinosus'un cranial kenarı boyunca ventral yönde uzandığı, bu seyri sırasında komşu kaslardan ve bölge derisinden çok sayıda ince venöz dallar aldığı tespit edildi. V. ischiadica ile v. saphena lateralis'in sınırını, tibia'nın alt üçte birinde r. anastomoticus cum vena saphena mediali'nin verdiği ve v. ischiadica'nın ventral yöndeki devamının v. saphena lateralis olduğu tanımlandı. Bu anastomotik dalın yaklaşık 1,5 cm proximal'inde ln. poplitei'nin proximal kesiminin venöz kanını toplayan ve v. caudalis femoris'ten ayrılan bağlantı kolu ile anastomoz yapan bir dalın v. ischiadica'ya açıldığı saptandı (Şekil 1).

V. glutea cranialis’in v. ischiadica'nın başlangıcında craniodorsal yönde ayrıldığı ve m. gluteus medius, m. gluteus profundus, m. gluteus sperficialis'in cranial kısımları ile m. biceps femoris ve m. tensor fascia latae'nin venöz kanını topladığı saptandı (Şekil 2). Üç tavşanda bilateral olarak v. glutea cranialis'in, v. glutea caudalis ile birlikte tek kök halinde v. ischiadica'dan çıktığı tespit edildi.

V. ischiadica'nın, v. glutea cranialis'i verdikten yaklaşık 3 mm sonra v. glutea caudalis'i verdiği, ancak 3 tavşanda v. glutea cranialis'in v. glutea caudalis ile ortak bir kök halinde v. ischiadica'dan çıktığı tespit edildi. V. glutea caudalis'in, m. gluteus medius, m. gluteus profundus ve m. gluteus sperficialis'in caudal kesiminin venöz kanını topladığı belirlendi (Şekil 2).

V. pudenda interna, v. ischiadica'dan ventral yönde çıkarak inc. ischiadica minor'dan cavum pelvis'e girip, üç dala ayrılarak sonlanmaktaydı. Venanın caudal yönde v. rectalis caudalis'i, caudoventral yönde v. perinealis ventralis'i verdiği, üçüncü dalın ise cavum pelvis'in gerisinde urethra ve pelvis boşluğu tabanı arasında venöz bir plexus şekillendirdiği saptandı. Bu venöz plexus'tan urethra'yı drene eden venalar ile erkek tavşanda v. penis, dişi tavşanda v. clitoridis'in orijin aldığı tespit edildi. Ayrıca bu venöz plexus'un cranial yönde erkek tavşanda v. prostatica'nın prostata ve urethra'nın başlangıcı çevresinde şekillendirdiği venöz plexus ile dişi tavşanda plexus venosus vaginae ile ilişki halinde olduğu saptandı (Şekil 2).

V. perinealis ventralis’in v. pudenda interna'dan caudal yönde ayrıldığı ve rectum'un lateral yüzünü örten kas grubunun lateral'inde önce caudodorsal yönde daha sonra caudoventral'e kıvrılarak canalis analis'in yan duvarına ulaştığı görüldü. Venanın seyri sırasında üzerinde bulunduğu kas grubundan venöz dallar aldığı ve sonlanmadan önce gll. preputiales'in venöz kanını taşıyan caudal venöz dal ile anastomoz yaptığı ve regio perinei'nin deri ve fascia'sında sonlandığı tespit edildi.

V. rectalis caudalis, v. pudenda interna'dan çıktıktan sonra v. perinealis ventralis'in medial'inde rectum'un yan duvarına yaslanmış olarak caudal yönde seyrettiği ve gll. anales ile perineum'da sonlandığı belirlendi.

V. penis, v. pudenda interna'nın urethra ve pelvis tabanı arasında şekillendirdiği venöz ağdan orijin aldığı ve ventral yönde corpus penis'e doğru ilerleyerek, crus penis üzerinde v. pudenda externa ile anastomoz yaptığı görüldü. İki crus penis'in corpus penis'i oluşturmak üzere birleştiği düzeyde v. penis'den caudal yönde, gll. preputiales'in venöz kanını toplayan bir dalın ayrıldığı saptandı Bu dalın, gl. preputialis'in üzerinde, ventral yönde bezin cranial ve caudal'ini drene eden ayrı ayrı iki dalı da alarak canalis analis ve kuyruk kökünün medial'inden dorsal'e kıvrıldığı ve v. caudalis lateralis ile birleştiği tespit edildi. V. penis, tüm bu dalları verdikten sonra penis üzerinde v. dorsalis penis adı ile tanımlandı. V. dorsalis penis'in, corpus penis üzerinde tunica albuginea'yı delerek corpus cavernosum penis içerisine giren v. profunda penis'i verdiği tespit edildi.

V. clitoridis’in, v. pudenda interna'nın urethra ve pelvis tabanı arasında şekillendirdiği venöz ağdan orijin aldığı ve erkekteki karşılığı olan v. penis'e göre daima daha zayıf olduğu belirlendi. Venanın, vagina'nın ventrolateral'inde v. pudenda externa ile anastomoz yaptıktan sonra caudal yönde ilerleyerek ilk önce v. bulbi vestibuli'yi verdiği, daha sonra 4-5 adet ince dal ile preputium clitoridis'in venöz kanını topladığı ve daha sonra corpus cavernosum clitoridis'e katılan v. profunda clitoridis'i verdiği tespit edildi (Şekil 2). V. bulbi vestibuli'nin, vestibulum vagina'da saç örgüsü benzeri venöz bir ağ meydana getirdiği saptandı.  

V. ischiadica'nın v. pudenda interna'yı verdikten sonra laterodistal'e kıvrıldığı noktada v. caudalis latera-lis'i verdiği ve bu venanın vertebrae caudales'in late-ral'inde caudal yönde kuyruk ucuna kadar devam ederek, orijininden yaklaşık 3 mm sonra v. penis'den gelen ve gll. preputiales'i drene eden anastomotik bir dal aldığı görüldü. Bu anastomotik dal ile aynı hizada bölge derisinin venöz kanını toplayan kalın bir deri kolunun v. caudalis lateralis'e katıldığı saptandı. V. caudalis lateralis'in, kuyruk ucuna kadar seyri boyunca dorsal ve ventral çok sayıda ince venöz dallar yardımıyla bölge derisinin ve kasların venöz kanını topladığı tespit edildi (Şekil 1).

   V. ischiadica ile v. saphena lateralis'in sınırını, tibia'nın alt üçte birinde r. anastomoticus cum vena sap-hena mediali'nin verdiği ve v. ischiadica'nın ventral yöndeki devamının v. saphana lateralis olduğu tanımlandı (Şekil 1). V. saphena lateralis'in daha sonra m. semiten-dinosus ve m. biceps femoris arasında distal yönde seyrettiği, tibia'nın ortası hizasında m. gastrocnemius lateralis'in lateral yüzü üzerinde deri altında yüzlek olarak bulunduğu ve seyri sırasında ilgili kaslardan ve bölge derisinden bireylere göre orijini ve sayısı çok farklı olan ince venöz dallar aldığı saptandı. V. caudalis femoris'in tüm tavşanlarda bu bölgede v. saphena lateralis'e katıldığı ve venanın daha sonra r. cranialis ve r. caudalis'e ayrılarak sonlandığı tespit edildi (Şekil 3). R. cranialis'in v. dorsalis pedis'i verdikten sonra metatarsus III'ün ortası düzeyinde vv. digitales dorsales II, III ve IV'ü vererek metatarsus ve phalanx'ların dorsal kesiminin yüzlek kanını topladığı saptandı. R. Caudalis ise r. cranialis'e göre daha ince bir dal olarak tendo calcanei communis'in lateral yüzünde distal yönde ilerlediği ve yaklaşık 2 cm sonra birbirine paralel iki dala ayrıldığı görüldü. Caudal dalın tendo calcanei communis'in ve tuber calcanei'nin plantar yüzünden çok sayıda ince venöz dal aldığı ve bu venöz dalların calcaneus'un plantar'ında v. plantaris lateralis ile anastomoz yaptığı belirlendi. Caudal dalın art. tarsi'ye ulaşarak eklemin lateral yüzünden venöz dallar topladığı saptandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Tartışma ve Sonuç

Vücudun en kalın toplar damarlarından biri olan v. cava caudalis'in tüm evcil memelilerde son lumbal vertebra hizasında iki v. iliaca communis'in birleşmesi ile oluştuğu bildirilmektedir (1, 4, 10, 11). Tavşanda v. cava caudalis'in v. iliaca externa dextra ve v. iliaca externa sinistra'yı verdikten sonra v. iliaca interna communis adı ile sacrum'un ventral'inde tek kök halinde caudal yönde seyrettiği ifade edilmektedir (2, 8). McLaughlin ve Chiasson (9) ise tavşanda diğer evcil memelilerde olduğu gibi v. cava caudalis'in v. iliaca interna ve v. iliaca externa tarafından şekillenen iki v. iliaca communis'in birleşmesi ile oluştuğunu belirtmektedir. Çalışmadaki tüm olgularda v. cava caudalis'in, 7. lumbal vertebra'nın ventral'inde caudal yönde v.iliaca externa dextra ve v. iliaca externa sinistra'yı verdikten sonra v. iliaca interna communis'i tanımlayan, v. iliaca interna dextra ve v. iliaca interna sinistra'nın ortak kökü olarak sacrum'un ventral'inde ve caudal yönde devam ettiği gözlenmiştir.

V. iliaca interna communis, tavşanda v. iliaca interna dextra ve sinistra'nın ortak kökü olarak tanımlanmaktadır (2, 8). Araştırmada 7. vertebra lumbalis hizasında v. iliaca externa dextra ve sinistra ayrıldıktan sonra v. cava caudalis'in devamı, literatürde bildirildiği gibi v. iliaca interna communis olarak adlandırıldı.

V. iliaca interna'nın evcil memelilerde (4, 11), ratta (5) ve tavşanda (9) v. iliaca externa ile birleşerek v. iliaca communis'i şekillendirdiği belirtilmektedir. Craige (2), McLaughlin ve Chiasson (8) ise tavşanda v. iliaca interna dextra ve sinistra'nın birleşerek v. iliaca interna communis'i meydana getirdiğini bildirmişlerdir. Yapılan çalışmada Craige (2) ve McLaughlin ve Chiasson (8)'un ifadeleri ile benzer bulgular saptanmıştır.

Tavşanda v. obturatoria'nın Craige (2)'in belirttiği gibi v. iliaca interna'dan çıktığı belirlenmiştir. Ratta çalışılan iki örnekte v. obturatoria'nın, v. circumflexa femo-ris medialis ile anastomoz yaptığı bildirilmektedir (5). Yapılan çalışmada v. obturatoria'nın v. profunda femo-ris'den ayrılan bir dal ile anastomoz yaptığı gözlenmiştir.

V. vaginalis'in tavşanda Popesko ve ark. (12)'nın belirttiği gibi v. iliaca interna'dan çıktığı ve vagina'nın yan duvarı boyunca plexus venosus vaginae'yi şekillendirdiği görülmüştür. Çimen (3) insanda plexus venosus vaginae'nin plexus venosus rectalis, plexus venosus vesicalis ve plexus venosus uterinus ile birleştiğini ifade etmektedir. Yapılan çalışmada ise v. vaginalis'in, vagina'nın yan duvarında caudal yönde v. pudenda interna'nın urethra ve pelvis boşluğu tabanı arasında şekillendirdiği plexus ile birleştiği, cranial yönde ise v. vesicalis caudalis'in plexus venosus vaginae'ye katıldığı tespit edilmiştir.

Ratta prostata'nın, vesica urinaria'nın basal'ini çevreleyen geniş sirküler bir anastomoz tarafından drene edildiği, bu anastomozdan çıkan düz venaların v. prostatica olarak tanımlandığı ve sirküler anastomozun v. iliaca interna'ya açıldığı belirtilmektedir (6, 7). Araştırma sonucunda v. prostatica'nın v. iliaca interna'dan çıktığı ve rat için yapılan tanımlamalara benzer olarak vesica urinaria'nın alt bölümünde venöz bir plexus şekillendirdiği belirlendi. Ayrıca prostata'yı saran bu plexus'tan cranial yönde ayrılan iki dalın vesicula seminalis'e, caudal yönde ayrılan iki dalın ise gl. bulbourethralis ve urethra'nın pelvinal kesimine dağıldığı saptanmıştır.

V. ischiadica'nın os ischii'nin dorsal kenarında v. iliaca interna'dan çıktığı bildirilmektedir (2). V. caudalis lateralis ve v. pudenda interna'nın v. ischiadica'dan ayrıldığı (2) ve damarın distal uzantısının v. saphena lateralis adını aldığı (13) ifade edilmektedir. Yapılan çalışmada v. iliaca interna'nın v. obturatoria'yı verdikten sonra inc. ischiadica major yolu ile cavum pelvis'ten çıktığı belirlenmiştir. V. iliaca interna'nın cavum pelvis dışındaki devamı v. ischiadica olarak tanımlanmıştır. V. ischiadi-ca'nın Craige (2)'in bildirdiğine benzer olarak v. pudenda interna ve v. caudalis lateralis'i verdiği tespit edilmiştir. Ayrıca v. glutea cranialis ve v. glutea caudalis'in             v. ischiadica'dan çıktığı saptanmıştır.

Ratta v. pudenda interna'nın, urethra'nın ventral yüzü ile symphisis pubis'in iç yüzü arasında şekillenen ve pudendal plexus olarak tanımlanan venöz halkadan orijin alarak v. iliaca communis'e açıldığı ifade edilmektedir (5). Yapılan çalışmada v. pudenda interna'nın Craige (2)'in tanımlamasına uygun olarak v. ischiadica'dan çıktığı saptanmıştır. Venanın, inc. ischiadica minor'dan cavum pelvis'e girdiği, v. rectalis caudalis ve v. perinealis ventralis'i verdiği belirlenmiştir. Damarın yapısal devamının Greene (5)'in ratta tanımladığı pudendal plexus benzeri, urethra ve pelvis boşluğu tabanı arasında venöz bir plexus meydana getirdiği tespit edilmiştir. Greene (5) pudendal plexus'tan erkek ratta v. dorsalis penis'in, dişi ratta ise v. dorsalis clitoridis'in çıktığını ifade etmektedir. Tavşanda tanımlanan plexus'tan, Greene (5)'in ratta bildirdiğine benzer olarak erkekte v. penis'in, dişide            v. clitoridis'in çıktığı belirlenmiştir.

Tavşanda v. saphena lateralis'in, v. ischiadica'nın distal yöndeki devamı olduğu ve bu iki damarın sınırını, v. saphena lateralis ile v. saphena medialis'i birleştiren anastomotik dalın verdiği bildirilmiştir (13). Craige (2) ise aynı venayı v. tibialis cranialis olarak adlandırmıştır. Yapılan çalışmada Tanaka ve ark. (13)'nın belirttiği gibi v. ischiadica'nın distal devamı v. saphena lateralis olarak tanımlanmış ve venanın m. gastrocnemius'un lateral'inde r. cranialis ve r. caudalis'e ayrılarak sonlandığı tespit edilmiştir.

Tanaka ve ark. (13), çalışmalarında v. saphena lateralis ile v. saphena medialis arasında uzanan bir anastomotik dalın bulunduğunu bildirmiş, ancak bu dalı isimlendirmemişlerdir. Popesko ve ark. (12) tavşanda bu dalı r. anastomoticus cum v. saphena mediali olarak adlandırmıştır. Evcil memelilerde v. saphena lateralis'in r. cranialis'i, r. anastomoticus cum v. saphena mediali yoluyla v. saphena medialis ile ilişkilidir (11). Yapılan çalışmada r. anastomoticus cum v. saphena mediali'nin, v. saphena lateralis'den çıkarak mediodistal yönde seyrettiği ve v. saphena medialis'e bağlanarak sonlandığı saptanmıştır.

Sonuç olarak, tavşanda v. cava caudalis'in evcil memelilerden farklı olarak v. iliaca externa dexter ve sinister'i verdiği ve damarın yapısal devamının v. iliaca interna communis adını aldığı belirlenmiştir. V. iliaca interna communis'in v. iliaca interna dexter ve sinister'e ayrıldığı saptanmıştır. V. iliaca interna'nın sadece pelvis boşluğu duvarı ile pelvis bölgesindeki organların venöz kanını toplamadığı, v. ischiadica ve dalları yardımıyla arka bacağın yüzlek venöz kanını da taşıdığı tespit edilmiştir.

Kaynaklar

1.       Biel M (1966): Arterien und Venen der Beckengliedmasse der Katze. Inaugural-Dissertation. Aus dem Anatomischen Institut der Tieraerztlichen Hochschule, Hannover.

2.       Craige EH (1969): Practical Anatomy of the Rabbit. University of Toronto Press, 8th Ed. Toronto, 245-287.

3.       Çimen A (1996): Anatomi. Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Yayınları, 6. Baskı, 295-299.

4.       Dursun N (1995): Veteriner Anatomi II. Ankara. Medisan Yayınevi, 265-286.

5.       Greene EC (1963): Anatomy of the Rat. Hafner Publishing Company. New York and London, 226-235.

6.       Hebel R, Stromberg, MW (1986): Anatomy and Embryology of the Laboratory Rat. BioMed Verlag Wörthsee, Wörthsee-Germany, 112-113.

7.       Levis MH, Moffat DB (1975): The venous drainage of the accessory reproductive organs of the rat with special reference to prostatic metabolism. J Reprod Fertil, 42, 497-502.

8.       McLaughlin CA, Chiasson RB (1979): Laboratory Anatomy of the Rabbit. Wm. C. Brown Company Publisher, 2th Ed., 46-51.

9.       McLaughlin CA, Chiasson RB (1990): Laboratory Anatomy of the Rabbit. Wm. C. Brown Company Publisher, 8th Ed., 77-78.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ankara Üniv Vet Fak Derg, 52, 143-148, 2005

 

 

Türkiye’de yetiştirilen safkan Arap atlarında anne, baba ve yavruya ait alyuvar katalaz, karbonik anhidraz ile plazma proteaz inhibitör enzim sistemlerinin elektroforetik olarak incelenmesi *

 

Devrim SARIPINAR1, Nesrin SULU2

 

1Mustafa Kemal Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı, Hatay; 2Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi,

Fizyoloji Anabilim Dalı, Ankara

 

 

Özet: Bu araştırmada, 254 safkan Arap atında katalaz ve karbonik anhidraz enzim sistemleri ve 112 safkan Arap atında proteaz inhibitör enzim sistemi incelenmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü Arap atlarında; katalaz enzim sistemine ait SS ve FS fenotipleri, karbonik anhidraza ait, EI, FI, II ve IL fenotipleri ile proteaz inhibitör enzim sistemine ait, FF, FG, FL, FS2, FU, FZ, GP, GQ, GR, GS1, GS2, GU, GZ, HL, HU, LL, LP, LS1, LZ, PS1, PU, PZ, S1S1, S1U, S1Z, S2U, S2Z, UU, UZ ve ZZ fenotipleri tespit edilmiştir. Bulgular sonucunda, en sık görülen fenotiplerin, katalaz enzim sisteminde % 63 oranında FS; karbonik anhidraz enzim sisteminde % 91.73 oranında II, proteaz inhibitör enzim sisteminde ise %16.07 oranında FU fenotipleri olduğu belirlendi. Bu üç sistem gen frekansları yönünden incelendiğinde; katalaz enzim sisteminde en yüksek gen frekansının S genine (0.69), karbonik anhidraz enzim sisteminde I genine (0.959) ve proteaz inhibitör enzim sisteminde U genine (0.357) ait olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar sözcükler: Arap atı, elektroforez, karbonik anhidraz, katalaz, proteaz inhibitör enzim sistemi

The electrophoretic investigation of erythrocyte catalase, carbonic anhydrase and plasma protease inhibitor enzyme systems belong to dam, sire and offspring in the purebred Arabian horses in Turkey

Summary: In this study was examined catalase and carbonic anhydrase enzyme systems in 254 and proteas inhibitor enzyme system in 112 purebred Arabian horses. SS and FS phenotypes which belong to catalase enzyme system, EI, FI, II, IL phenotypes which belong to carbonic anhydrase enzyme system and FF, FG, FL, FS2, FU, FZ, GP, GQ, GR, GS1, GS2, GU, GZ, HL, HU, LL, LP, LS1, LZ, PS1, PU, PZ, S1S1, S1U, S1Z, S2U, S2Z, UU, UZ, ZZ phenotypes which belong to Pi were detected in Arabian horses that used in this study. The data of this study showed that the most commanly seen phenotypes in catalase enzyme systems were FS % 63, in carbonic anhydrase were II with % 91.73 and protease inhibitor enzyme system were FU with %16.07. When these three enzyme system were evaluated by means of gene frequencies, it was detected that the highest gene frequencies in catalase enzyme system belong to S gene (0.69), in carbonic anhydrase enzyme system belong to I gene (0.959) and protease inhibitor enzyme system belong to U gene (0.357).

Key words: Arabian horse, electrophoresis, carbonic anhydrase, catalase, protease inhibitor enzyme system.

 

 

 


Giriş

Günümüze kadar olan tarihi gelişim süreci içerisinde atın kullanım alanı değişmiş, özellikle yarış atı olarak kullanımı yaygınlaşmıştır. Safkan at yetiştiriciliğinde, kan hatlarının korunması, iyileştirilmesi ve hastalıklara dayanıklı, yüksek nitelikli yeni nesillerin oluşturulması yönünde yapılan çalışmalarda pedigri kontrolü oldukça önemli yer tutmaktadır.

Metin Kutusu: *	Aynı adlı doktora tezinden özetlenen bu çalışma TÜBİTAK tarafından (Proje no: VHAG-1816 (101 v 107) desteklenmiştir.
Yeni doğan safkan bir tayın pedigri alabilmesi için eşkal ve anne baba (parentaj) tespiti yapılmalıdır. Soy testinde (parentaj), kan grubu sistemleri ile alyuvar ve plazma proteinlerinin genetik polimorfizminin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Uluslararası Hayvan Genetiği Derneği (ISAG) bugün için atlarda kan gruplarının yanı sıra, elektroforetik olarak polimorfik yapı gösteren 16 sistem ve bunlara ait 73 alelin varlığını bildirmektedir (6). Uluslararası Hayvan Genetiği Derneği tarafından kabul edilen alyuvar protein ve enzim sistemleri ile serum protein sistemlerine ait en fazla alelin belirlenmesiyle ebeveyn testinde hata payı en aza indirilmektedir (22).

CAT sembolü ile gösterilen alyuvar katalaz lokusuna ait çalışmalar, atlarda ilk olarak Kelly ve ark. (16) tarafından gerçekleştirilmiştir. Thoroughbred, Shetland ve Quarter atlarda, iki kodominant alel ile kontrol edilen üç fenotipin varlığı tespit edilmiştir. Schleger ve ark. (24), Avusturya atlarında yaptıkları çalışmada benzer sonuçlar elde etmişlerdir. Bowling ve ark. (4), 27 evcil ve yedi vahşi at ırkında, Kelly ve ark’nın (16) elde ettiği sonuçlara benzer şekilde iki kodominant alel ile kontrol edilen üç fenotip bulunduğunu bildirmişlerdir. Yapılan bu çalışmalarda en sık rastlanılan ortak alelin CAT S olduğu belirtilmiştir.

Atlarda anne baba kontrolünde incelenen ve alyuvarlarda bulunan diğer bir enzim de karbonik anhidrazdır. Lokus sembolü CA olarak gösterilen karbonik anhidraz polimorfizmi, atlarda ilk olarak Sandberg (21) tarafından İsveç atlarında incelenmiş ve beş kodominant (eş baskın) alel tespit edilmiştir. Deutsch ve ark. (7), Japon çiftlik atlarında yaptıkları çalışmada, Sandberg’in (21) bildirdiğine benzer sonuçlar elde etmişlerdir. Bowling ve ark (4), atlarda bu lokusta altı alel görülmesine rağmen, CA I alelinin en sık ve ortak görülen alel olduğunu bildirmişlerdir. Uluslararası Hayvan Genetiği Derneği’nin (ISAG) 1981, 1983 ve 1985 yıllarındaki raporlarında altı karbonik anhidraz varyantı olduğu bildirilmiştir. Yeni varyant, alkali nişasta jelde görülen CA F’in alt grubudur. Asit ortamda iki varyanttan anoda daha yakın olanı CA E olarak adlandırılmıştır (4).

Lokus sembolü Pr ya da Pi olarak gösterilen proteaz inhibitör sistem, bilinen diğer adıyla prealbümin, Uluslararası Hayvan Genetiği Derneği (ISAG) tarafından pedigri kayıtlarında, parentaj doğrulanması amacıyla elektroforetik olarak incelenmesi kabul edilen en önemli genetik işaretleyicilerdendir (6). Günümüzde tespit edilen 18 aleli ve 0.570 olarak hesaplanan parentaj testinde hatalı pedigrilerin ortaya çıkarılabilme olasılığı (PE) değeri ile pedigri kontrolünde kullanılan en önemli polimorfik sistemdir (2). Atlarda ilk olarak Gahne (10) tarafından incelenen bu lokusta F, I, L, S olmak üzere dört eş baskın alel tespit edilmiştir. At ırkları ve yaşadıkları bölgelerde yapılan çalışmalarda (5, 17, 20, 25) ilgili lokusa ait genlerin görülme sıklıkları belirlenmiştir.

Bell ve ark. (2), 18 alelin oluşturduğu 98 fenotip tespit ettiklerini bildirmişlerdir. Kaminski ve Cara Andreas (14), Andalosian ırkı atlarda dokuz alel tespit ettiklerini bildirmişlerdir. Bugüne kadar 25’den fazla aleli bildirilen bu proteine ait alellerinin görülümünün nadir olduğu bildirilmektedir (19).

Bu araştırma ile, Türkiye’de safkanlık tespiti ve pedigri verilmesi sırasında, kan muayenesinde incelenen enzim ve proteinlere, katalaz, karbonik anhidraz ve proteaz inhibitör sistemin de dahil edilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, safkanlık tespiti sırasında kan muayenesinde incelenen enzim ve proteinlerin çeşitliliğinin artırılmasının yanı sıra, anne ve baba doğruluk yüzdesinin artırılması yönünden de önem taşımaktadır. Bu çalışma doğrultusunda incelenen lokuslara ait gen frekanslarının hesaplanması ile başarılı ıslah çalışmaları yapılması mümkün olabilecektir.

 

Materyal ve Metot

Araştırmada, katalaz ve karbonik anhidraz polimorfizminin incelenmesi amacıyla, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na bağlı Mahmudiye (Anadolu) Tarım İşletmesi ile diğer tarım işletmelerinde yetiştirilen 99 anne, 16 baba ve 139 yavru safkan Arap atına ait kan örnekleri kullanılmıştır. Proteaz inhibitör polimorfiz-minin incelenmesi amacıyla Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na bağlı Mahmudiye (Anadolu) Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen 51 anne, 10 baba ve 51 yavru safkan Arap atına ait kan örnekleri kullanılmıştır. Kan örnekleri, hayvanların V. jugularis’lerinden antikoagülanlı (sodyum-sitrat) vacutainer tüplere 10 ml alınmıştır. Kanlar, plazma proteaz inhibitör polimorfizminin incelenmesi amacıyla plazma, alyuvarlarda bulunan katalaz ve karbonik anhidraz enzim sistemlerinin incelenmesi amacıyla da hemolizat hazırlanarak kullanılmıştır. Plazmalar 3000 rpm’de santrifüj edilerek ayrılmış ve plazması ayrılan kan örneklerinin üç kez yıkanması ile elde edilen alyuvarlar kullanılacakları zamana kadar –20 °C’de saklanmıştır. Elektroforezde dondurup çözdürme yoluyla elde edilen hemolizatlar kullanılmıştır.

Araştırmada, katalaz ve karbonik anhidraz enzimlerinin incelenmesi amacıyla kullanılan izoelektrik fokus-lama yöntemi, Bowling ve ark.’nın (4) kullandığı yöntem modifiye edilerek uygulanmıştır. İzoelektrik fokuslama için Pharmacia Biotech Multiphor II izoelektrik fokus-lama ünitesi kullanılmıştır. Jeller % 0.5’lik CBB G250 ile boyanmış ve boyanın fazlası giderilmiştir (Metanol, distile su, asetik asit, 9:9:2).

Proteaz inhibitör polimorfizminin incelenmesi amacıyla Pollit ve Bell’in (20) kullandığı yöntem ile Henney ve ark.’nın (12) kullandığı poliakrilamid jel elektroforez yöntemleri birleştirilip modifiye edilerek kullanılmıştır. Elektroforez sonunda bazı jeller Periodik asit-Schiff boyama tekniği (15) ile bazı jeller ise CBB boyama tekniği ile (13) boyanmıştır. Dekolarizasyon işlemi ilgili literatürlerde bildirildiği gibi gerçekleştirilmiştir. Bantlar, Avustralya Queensland Üniversitesinden Prof. Dr. Tom BROAD tarafından değerlendirilmiştir.

Katalaz, karbonik anhidraz ve proteaz inhibitör sistemine ait gen frekanslarının hesaplanmasında direkt sayım yöntemi (6), beklenen gen frekanslarının hesaplanmasında da Düzgüneş ve ark.’nın (9) bildirdiği formüller kullanılmıştır. Genetik denge testleri; katalaz ve proteaz inhibitör enzim sistemi için ki-karetesti (X2), karbonik anhidraz için ise G istatistiği kullanılarak yapılmıştır (9, 11).

 

Bulgular

Araştırmada, alyuvar katalazına ait F ve S genleri ile bu iki genin oluşturduğu SS ve FS fenotipleri gözlemlenirken FF fenotipine rastlanılmamıştır. SS fenotipinin, hemoglobin bantlarının önünde katota yakın yer alan 5 banttan oluştuğu gözlenmiştir. Heterezigot FS fenotipinin net olarak ayrılmamakla birlikte, homozigot katalaz SS bantlarıyla aynı hizadan başlayarak anoda doğru ilerleyen çok sayıda banttan oluştuğu belirlenmiştir.

Tablo 1:Katalaz ve karbonik anhidraz enzim sistemlerine ait gen frekansları ile % dağılımları

Table 1:Gene frequencies and distributions (%) for catalase and carbonic anhydrase enzyme systems

Sistem

Alel

Gen              frekansı

Fenotip

N

% Dağılımı

CAT

F

0.31±0.021

FS

160

63

 

S

0.69±0.021

SS

94

37

CA

E

0.006±0.003

EI

3

1.18

 

F

0.022±0.007

FI

11

4.33

 

I

0.959±0.009

II

233

91.73

 

L

0.014±0.005

IL

7

2.76

Toplam

 

1