Ankara Üniversitesi Müzeleri

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Üniversitesi olarak, Ülkemizin sanatsal, kültürel ve bilimsel gelişimine katkıda bulunan, kökleri çok derinlere uzanan Ankara Üniversitesi’nin tarihsel serüveninin kilometre taşlarının sergilendiği “Ankara Üniversitesi Tarihi Müzesi” Beşevler Merkez Yerleşkemizde yer almaktadır.

İlk olarak 1946 yılında, Üniversitemizin ilk Rektörü Ord. Prof. Şevket Aziz Kansu’nun hayali olarak dile getirilen ‘bir üniversite müzesi kurma’ fikri 71 yıl sonra gerçeğe dönüştürülmüş, fakültelerimizin de büyük desteğiyle Rektörlük Binamızın alt katında ziyarete açılmıştır.  

Müzenin kurulma çalışmaları, Prof.Dr. Semih Baskan’ın ilk başkanlığında başlayıp, Prof.Dr. Maksut Coşkun’un daha sonra başkanlığı devralmasıyla beraber, Prof.Dr. Cemalettin Yaşar Çiftçi, Prof.Dr. Ziya Kenan Bilici, Prof.Dr. Alp Can, Prof.Dr. Sibel Erkal ve Doç.Dr. Cengiz Çetin’in komisyon üyeleri olarak görevlendirilmeleriyle başlamıştır. Uzun çabaların ardından Rektörlük bünyesinde yer alan mekanın tadilatlarından sonra, komisyon üyelerinin ve Müze Uzmanı Servet Sarıaslan’ın çabalarıyla yapılandırılmaya, görsel alanlarının tasarımı da Grafiker Hüseyin Türk tarafından hazırlanmaya başlanmış, Fakültelerden ve çeşitli birimlerimizden gelen tarihi özellikleriyle ön plana çıkan objelerle de son halini almıştır. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün, 13.09.2017 tarih ve 184961 sayılı yazısı ile Özel “Ankara Üniversitesi Tarihi Müzesi” olarak tescillenen ve 12 Ekim 2017 tarihinde Etnografya Müzesi Müdürlüğü tarafından ilk denetimi yapılarak ziyaret edilmeye başlanan müzemizin, resmi açılışı 13 Şubat 2018 tarihinde Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş tarafından gerçekleştirilmiştir.

Ziyaret Saatleri:

Müzemiz Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri 10.00-12.00 ile 14.00-16.00 saatleri arasında randevu alınarak gezilebilir.

auprir@ankara.edu.tr

16 Aralık 2013 tarihinde açılan ve ilaç müzesi, cihaz müzesi ve müze eczane olmak üzere üç bölümden oluşan Ankara Üniversitesi Eczacılık Müzesi, eczacılık mesleği ile ilgili objeleri içeren, günümüz eczacılığı ile geçmiş dönem eczacılığını karşılaştırma imkanı veren bir müzedir.

İlaç müzesi kısmı, Osmanlı Dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında kullanılan hazır ilaçlar ile ilaç yapımında kullanılan ilaç hammaddeleri ve bitkilerden hazırlanan ekstrelerden oluşmakta. Yaklaşık 1000’e yakın nesnenin sergilendiği ilaç müzesinde, camdan yapılmış serum ve ampuller koleksiyonun önemli parçalarını oluşturuyor.

Cihaz müzesi kısmında, fakültenin kurulduğu 1960 yılından itibaren öğrenci ve araştırma laboratuvarları ile birimlerde kullanılan ve çeşitli nedenlerle işlevini yitirmiş cihazlar yer alıyor. Cihaz müzesinde, ilaç analizi ve araştırmalarında kullanılan ileri cihazlardan, öğrenci laboratuvarlarında kullanılmış mikroskop ve terazilere kadar pek çok farklı cihazı görebilirsiniz.

Eczacılık müzesinin üçüncü kısmını oluşturan müze eczanede, 1900’lü yılların bir eczanesi canlandırılmakta. İki bölümden oluşan eczane müzenin, laboratuvar kısmında majistral ilaç olarak adlandırılan, eczanede eczacı tarafından yapılan ilaçların hazırlanması için gerekli olan cihaz, alet ve malzemeler sergileniyor.  (Bu bölümde teraziler, havanlar ve steril ilaç hazırlanmasında kullanılan mini otoklav gibi aletlerin yanında ilaç hazırlanmasında kullanılan ilaç etkin maddeleri, yardımcı maddeler ve bitkisel ekstreler de yer almakta). Müze eczanenin diğer bölümü, ise bugün olduğu gibi hastanın karşılanması ve reçetenin kaydedilmesi gibi işlemlerin gerçekleştirildiği alan. Bu bölümde ise, genellikle 1900 ve 1970 yılları arasında üretilmiş, hastaya hazır olarak sunulan ilaçlar bulunuyor. Ayrıca 1925-1970 yılları arasında tutulmuş, çeşitli reçete kayıt defterleri de bu bölümde sergilenmekte.

Ankara Üniversitesi Eczacılık Müzesi ile ilgili ayrıntılı bilgiye pharmacy.ankara.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi 20 Nisan 1990’da Türkiye’nin ilk oyuncak müzesi olarak Prof. Dr. Bekir Onur tarafından ziyarete açıldı. Müzenin amacı, Türkiye’deki hızlı değişim süreci içinde kaybolma tehdidi altında olan oyuncakları korumak. Bu amaç doğrultusunda müzemiz, geleneksel çocuk oyun ve oyuncaklarının çeşitli örneklerinin de sergilendiği bir müze olarak, Türkiye’de çocuk kültürünün araştırılmasına da hizmet eden bilimsel bir kuruluş. Yerli, yabancı, sanayi ürünü ve el yapımı iki bin dolayında oyuncak bulunan müzede vitrinler iki yılda bir yenileniyor, aynı zamanda müzedeki koleksiyonla gezici sergiler de düzenleniyor.

Oyuncak müzesinde farklı kategoride sergilenen oyuncakları görebilirsiniz. Geleneksel oyuncaklar arasında yerel, el yapımı oyuncaklar, sapan, topaç, bez bebek, yürüteç gibi kültürümüze ait nostaljik parçalar yer alırken, yabancı oyuncaklar arasında kişisel veya ticari amaçlarla başka ülkelerden getirilmiş bebek evi, taş bebekler, trenler gibi oyuncaklar bulunuyor. El yapımı oyuncakların yanı sıra fabrikasyon döneme geçişi simgeleyen oyuncakların da yer aldığı vitrinlerde, yapıldıkları malzemeye göre tahta oyuncaklar, teneke oyuncaklar, plastik oyuncaklar ve yumuşak oyuncaklar gibi sınıflandırılmış oyuncakları görebilirsiniz. Yeni oyuncaklar bölümünde ise karakter oyuncakları ve popüler kültürün ürettiği oyuncaklar göze çarpıyor.

Oyuncak Müzesiyle ilgili ayrıntılı bilgiye http://cokaum.ankara.edu.tr/oyuncak-muzesi/ adresinden ulaşabilirsiniz.

  1. Geleneksel Oyuncaklar: Oyunla ilişkilendirilmiş, yerel, el yapımı oyuncaklar (sapan, çember, topaç, bez bebek, beşik, yürüteç, Eyüp Oyuncakları, vb.)
  2. Fabrikasyon Oyuncaklar: Yapıldıkları malzemeye göre sınıflandırılmış olan bu oyuncaklar, sanayi ürünüdür (Tahta Oyuncaklar, Teneke Oyuncaklar, Kâğıt Oyuncaklar, Plastik Oyuncaklar, Bebekler ve Yumuşak Oyuncaklar).
  3. Yabancı Oyuncaklar: Kişisel ya da ticarî amaçlarla başka ülkelerden getirilmiş çeşitli oyuncaklar. Müzedeki en eski oyuncaklar (1890) bu grupta yer almaktadır.
  4. Antik Oyuncaklar: Ülkemizin birçok arkeoloji müzesinde sergilenen antik oyuncakların kopyaları müzede bulunmaktadır.
  5. Yeni Oyuncaklar: Karakter oyuncakları ve popüler kültürün ürettiği oyuncaklar.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatlarıyla kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin eğitim öğretime başladığı 1936 yılından bu yana biriktirilen çok önemli belge ve materyallerin sergilendiği müze, 9 Ocak 2016 tarihinde ziyaretçilere açıldı.

Milli Mücadele ve Cumhuriyetin ilk yıllarının anıları ile dünyanın farklı yerlerinden toplanmış etnografik materyallerden oluşan iki bölümden meydana geliyor. Kurtuluş Savaşı’ndan kalan çok önemli eşyalar, Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarına, Fakültenin inşaatı ve ilk yıllarına ait objeler, Atatürk’ün manevi kızı ve Cumhuriyetin ilk tarih profesörlerinden Afet İnan’ın ailesi tarafından Fakülteye bağışlanan koleksiyona ait parçalar, Atatürk’e ait bazı özel eşyalar ve orijinal fotoğraflar öne çıkan materyaller arasında.

Ayrıca, 3 Aralık 1920 tarihli Gümrü, 13 Mart 1921 tarihli Moskova ve 13 Ocak 1921 tarihli Kars anlaşmalarında kullanılan yazı kalemleri; 23 Aralık 1930’da Menemen’de şehit edilen Asteğmen Kubilay’ın kasketi; Büyük Taarruz’da öncü kuvvetlerin taşıdığı bayrak; devlet büyüklerinin Farabi Salonu’ndaki gösterileri izledikleri loca koltukları ve Behiç Erkin’in kütüphanesi görülebiliyor.

Müze, 1936 yılından bu yana biriktirilen çok önemli belge ve materyallerin yanısıra dünyanın farklı köşelerinden değişik kültürlere ait folklorik malzemelere de ev sahipliği yapıyor.

Dünyanın çeşitli yerlerinden etnik gruplara ait takılar, oyuncaklar ve taş kabartmalar, farklı kültürlere ait masklar ve günlük yaşamda kullanılan eşyalar da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi müzesinde görülebilir.

Kökleri 1948 yılına kadar uzanan Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü, ülkemizde biyoçeşitlilik çalışmaların başlatıldığı, bu çerçevede bitki ve hayvan örneklerinin toplanmaya başlandığı en eski kurumlardan birisidir. Bu çerçevede, hayvan biyoçeşitliliği ile ilgili Türkiye’nin ilk sergi materyalini içeren ve çok sayıda doldurulmuş hayvanı içinde barındıran Zooloji Müzesi, Üniversitemizin Fen Fakültesi Binasında Biyoloji Bölümü içinde bulunuyor.

1990’lı yıllardan sonra Prof. Dr. Nuri Yiğit ve Prof. Dr. Ercüment Çolak ile ekibinin yaptığı çalışmalarla günümüze kadar 7000 örneği içinde barındıran bir bilimsel materyal oluşturulmuştur. Bu hayvan örneklerin tamamı bilimsel materyal olarak tasnif edilmiştir ve doldurulmuş post, iskelet kısımları ve doku örnekleri şeklindedir. Yaklaşık 7000 sergi materyali arasında suda yaşayan canlılar, sürüngenler, kemirgenler, kuşlar, yırtıcılar, böcekler, fareler gibi çok çeşitli türlere ait örnekler bulunmakta.

1940’lardan bu yana toplanan memeli, kuş, sürüngen, iki yaşamlı ve balık türlerinden oluşan koleksiyonda bunların yanı sıra farklı böcek takımlarına ait örnekler ile birlikte biyoloji derslerinde kullanılan maketler de yer alıyor.

Materyal örneklerinden bazıları da Fakülte’nin Büyük Kimya Amfisi Fuayesinde sergileniyor

Ankara Üniversitesi İlahiyat Müzesi, İlahiyat Fakültesi Kütüphanesi içinde yer alıyor.

Müzede, İlahiyat Fakültesi’nde geçmişte kullanılan eğitim materyalleri ile Fakülteyi ziyaret eden üst düzey yöneticiler tarafından armağan edilen değerli kitapları görebilirsiniz.

 

Sergilenen materyaller arasında eski daktilolar, televizyonlar, radyolar, sinema ve film makinaları, hesap makinaları, fotoğraf ve slayt makinaları, projeksiyonlar, lensler, tripodlar, agrandizörler, film tab malzemeleri, saatlerin yanısıra,  spor yarışmalarından kazanılan kupalar bulunuyor.

 

Pek çok nadide eserin yer aldığı müze, randevu alınarak gezilebilir.

Türkiye’de başka bir benzeri olmayan Hemşirelik-Ebelik Müzesi’nin oluşturulması fikri, ortaokula dayalı ilk ebe okulu olarak 1952 yılında Ankara Doğumevi’nde kurulan ve 1956 yılında kapatılarak Ankara Cebeci Hemşire-Ebe-Laborant Okulu’na nakledilen ve varlığını Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne bağlanana kadar devam ettiren Cebeci Sağlık Yüksekokulu depolarında bulunan hemşirelik ve ebelik mesleğinin gelişimine tanıklık eden eğitim-öğretim materyalleri ve belgelerinin değerlendirilmesi isteğinden doğmuştur.

Vehbi Koç Hemşirelik Araştırma Fonu’nun desteğiyle 6 Haziran 2009 tarihinde Keçiören Gümüşdere Yerleşkesi’nde açıldı. 

Müzede, Cumhuriyet öncesi ve 1970’li yıllara kadar olan hemşirelik ebelik öğretim araçları, hasta bakım araç ve gereçleri, devlet arşivlerinden ve Kızılay arşivlerinden sağlanan belgeler, yayınlar ve fotoğraflar yer alıyor.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik ve Hemşirelik Müzesinde eğitimi, örgütlenmesi ve uygulamaları ile ebelik ve hemşirelik mesleklerinin zengin tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkmaya hazır olun.

Dünyadaki 26 ülkedeki 41 veteriner Hekimliği Müzesi’nden biri de Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde 1974 yılından beri hizmet veriyor. Ankara Üniversitesi’nin Yıldırım Beyazıt Yerleşkesi içinde 1933-1948 yılları arasında Rektör Konutu olarak kullanılan tarihi binada etkinlik gösteren Müze’de, veteriner hekimliğiyle ilgili tarihsel nitelikli klinik ve laboratuvar materyaline, fotoğraflara, kitaplara, kişi ve kurumlara ait birçok belgeye ulaşılabiliyor.

Müzede, veteriner hekimliği ve bilim tarihinde yer etmiş ünlü bilim insanlarının yağlıboya tabloları yanısıra veteriner hekimliği konusunda 15. yüzyıla uzanan el yazması eserler ile bu orjinal eserler üzerinde yapılan doktora, doçentlik ve profesörlük tezleri de önemli yer tutuyor.

İhtisas kitaplığı, müzenin önemli bölümlerinden biri. Kitaplıkta, 1842’den günümüze kadar yayımlanan kitap ve benzeri basılı materyal ile veteriner hekimliği periyodiklerinin tüm sayıları bulunuyor. Ayrıca, 19. yüzyıldan günümüze kadar olan veteriner hekimliği konusundaki yabancı ders kitapları ile bilim tarihi, tıp tarihi ve çeşitli sosyal bilimlerin tarihleri konusundaki yerli ve yabancı kitaplar yer alıyor. İhtisas kitaplığındaki periyodikler arasında, Türkiye’de veteriner hekimliği ve tarım alanının ilk dergisi olan ve 1880 yılında çıkarılan “Vasıta-i Servet” dikkati çekiyor.

Müzede, tarihi değerdeki mikroskop, terazi, etüv, santrifüj, nal ve ilaç örnekleri ile 1842’den günümüze kadar Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde veteriner hekimliği eğitimi alan öğrencilere verilen diploma örnekleri de sergileniyor. Müzenin sahip olduğu en önemli şeylerden biri olan “Türk Veteriner Hekimliği Biyografi ve Bibliyografi Arşivi” ise 1000’in üzerinde veteriner hekim hakkında bilgi ve dokümanı içeriyor.

Müzede Mustafa Kemal Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihli “Nutuk”unun çok az sayıda bastırılmış orijinal nüshalarından biri bulunuyor. Bu eser, 1921 yılında kurulmuş olan Veteriner Fakültesi Öğrenci Derneği’nin mührünü taşıyor.

2009 yılında yerleşik bir veteriner anatomi müzesi kurulması kararı alınmasının ardından 2013 yılında açılan Ankara Veteriner Anatomi Müzesi, temel olarak 4 sergi salonundan ve üretim atölyesinden oluşuyor.

Bu bölümler, Veteriner Fakültesi öğrencilerinin anatomi çalışmasına uygun olarak dizayn edilmiş fakat bunun yanında ziyaretçilerin kolayca anlayabileceği ve gezebileceği şekilde de estetiğe önem verilmiş.

Sırasıyla kemik, eklem ve kas örnekleri, sonrasında sindirim, solunum, boşaltım, üreme ve sinir sistemine ait preparatlar sergileniyor.

Bunların yanında, ülkemize özgü hayvanlardan doldurulmuş örnekler ve ilgi çekici tasarımlar bulunuyor.

400’ün üzerinde materyalin sergilendiği müzede bu parçaların en eskisi 1933 yılına ait.

Sergilerin oluşturulmasında hiçbir şekilde canlı hayvan kullanılmamış. Örnekler; nekropsi laboratuvarları, deney hayvanları laboratuvarları, hayvanat bahçeleri, üretme çiftlikleri gibi yerlerden kontrollü olarak gelen kadavralardan hazırlanmış.

Ankara Veteriner Anatomi Müzesi’nde 1940’lı yıllarda Sabahattin Tuncer tarafından zamanın anatomi kitaplarından yararlanılarak çizilen levhaları da ilk günkü canlılığıyla görmek mümkün.

Ankara Üniversitesi’nin en büyük müzelerinden biri olarak 21 Kasım 2007 tarihinde açılan Ziraat Fakültesi Müzesi’nde eski mikroskoplardan fotoğraf makinelerine, öğretici levhalardan ölçme ve ölçü aletlerine, bitki ve hayvan maketlerinden cam malzemelere, tarım aletlerinden daktilo makinelerine kadar birçok obje meraklılarını bekliyor.

Bunların önemli kısmı, içinde Ziraat Fakültesi’ni de barındıran Yüksek Ziraat Enstitüsü işliklerinde dönemin yetkin ustaları tarafından imal edildiği için özgün bir değere sahip.

 

Sergilenen materyal içinde fotoğraflar ve belgeler özel bir yer alıyor. İlk yılların fotoğraflarına, öğrenci işleri arşivinden ve diğer kaynaklardan derlenen ilginç yazışmalar ve belgeler eşlik ediyor.

Müzede bugün aramızda olmayan bazı öğretim üyelerine ait doktora tezleri, bilimsel yayınlar ve kişisel eşyalar da sergileniyor.

Ziraat Fakültesi müzesi 2 katlı ve toplam 10 odaya sahip. Alt katındaki odada tarımsal alet ve makinalar bulunuyor. Müzenin üst katındaki odalarda ise çeşitli laboratuvar malzemeleri görülebilir.

Çeşitli cihazlar dışında bitki maketleri, kurutulmuş bitki panoları, süt teknolojisi ve şarap üretimi ile ilgili makinalar sergilenen parçalardan bazıları. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Bölümü’nde tamamen yerli malzeme ile yapılan ilk yerli traktör olan HSG Traktörü ise müzenin en çok ilgi çeken parçaları arasında. Ankara Üniversitesi Dışkapı Yerleşkesi’nde yer alan Müzede teşhirde 1000’e yakın, depoda ise 2000 sergi örneği bulunuyor.

Ankara Üniversitesi’nin kuruluşundan günümüze kadarki sürecini kapsayan, yazışma, evrak, arşiv vb. işlerde kullanılmış tarihi değere sahip malzeme/materyallerin sergilendiği Ankara Üniversitesi Arşiv-Müzesi, Gölbaşı Yerleşkesi’nde yeralan BEYAS Koordinatörlüğü binasında 56 m2 alanda, fuaye ve sergi alanı olarak düzenlenmiştir.

Ankara Üniversitesi’nin kurumsal belleğini içinde barındırmak üzere kurulan Belge Yönetimi ve Arşiv Sistemi (BEYAS) Koordinatörlüğü içinde yer alan Arşiv Müzesi’nde 100 materyal sergileniyor.

Müzede Ankara Üniversitesi’nde bu güne kadar görev yapmış rektörlerinin imzalarının olduğu koleksiyon, doçentlik ve doktorluk belgeleri ile diplomalar, 1913 yılındaki Ankara’yı panoramik gösteren fotoğraf öne çıkan parçalar arasında.

Ayrıca; bekçi saatleri, avans, demirbaş ve gider defterleri, ıstampa, ıstampa mürekkebi, daktilo şeridi, ilk çıkan cep telefonları, ahşap ve pirinç mühürler, soğuk mühür, nem ölçücü, radyolar, hesap makinaları, ahizeli telefonlar, daktilolar, hassas terazi, zaman saatleri, delgeç, kalemtraş, numaratörler, kaşeler,tarih numaratörleri, plaketler, ahşap rozetler, yaka, kol ve kravat iğneleri, stiker, kaset çalar, rulo evrak kutusu, mektup tartısı, kartvizit kutusu ve kartvizit örnekleri, kutulu kalem takımı, evrak ayracı, kemik kaplamalı çakı, monotype yazı karakteri kumpası seti, matris harfler, punto cetveli ve makas gibi materyalleri görmek mümkün.

 Bu materyaller, BEYAS Koordinatörlüğü’ne, Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi, İletişim, Hukuk, Eczacılık ve Eğitim Bilimleri Fakülteleri, Rektörlüğün çeşitli birimleri, Basımevi, Prof. Dr. Nazlı Alkan ve Cahit Süleyman Hayta tarafından bağışlandı.